KONUŞAN KUŞLAR MUCİZESİ

SES TAKLİDİ YAPAN KUŞLARDAKİ YÜKSEK ŞUUR

Kuşlar ve özellikle de "sesleri taklit eden kuşlar" olarak tanımladığımız grup, son derece hayret verici bir taklit yeteneğine sahiptir. Bu yetenek, söz konusu canlıların belirli bir şuura sahip olduklarını gösterir. Çünkü kuşların taklit yeteneklerini kullanabilmeleri için taklit edecekleri şeyi algılamaları, söylenen sözcüklerdeki vurguları, tonlamaları, zamanlamayı son derece dikkatle değerlendirmeleri, sonra da birtakım ayarlamalar yapmaları gereklidir. Ayrıca kuşun duyduğu sesi unutmaması, bu sesi kaydedeceği, gerektiğinde hatırlayacağı güçlü bir hafızası olmalıdır.

Bu noktada unutmamak gerekir ki taklit, zeka ve bilinç sahibi insanların bile çoğunlukla başarılı olamadıkları bir yetenektir. İnsanların duydukları şarkıları veya sesleri orijinalinin aynısı olacak şekilde taklit etmeleri oldukça zordur. Hatta böyle iyi bir taklit yeteneği olan insanlar, toplum içinde zeka ve gözlem yetenekleri ile ön plana çıkarlar; takdir görürler. Papağanlar ise pek çok insanın başaramadığı veya zorlandığı taklit yeteneklerini hiç zorlanmadan kullanırlar. Bu da onların sahip olduğu "şuur"un bir alametidir.

Ancak burada belirtilmelidir ki kuşların sahip olduğu "şuur" insanın şuuruna benzemez. İnsan, düşünme, kıyas yapma, anlama, öğrenme, öğrendiklerinden sonuç çıkarma, sahip olduğu bilgileri kullanarak yenilikler üretme gibi, hiçbir canlının sahip olmadığı yeteneklere sahiptir. Üstelik insan Allah'ın, yaptığı fiillerden sorumlu tuttuğu bir varlıktır. Allah bir ayetinde şöyle bildirmiştir:

. Amel bakımından hanginizin daha iyi olduğunu denemek için gökleri ve yeri altı günde yaratan O'dur. (Hud Suresi, 7)

Ayette de bildirildiği gibi insan Allah'a karşı sorumludur. "Sonra onu (insanı) 'düzeltip bir biçime soktu' ve ona ruhundan üfledi. Sizin için de kulak, gözler ve gönüller var etti..." (Secde Suresi, 9) ayetinde bildirildiği gibi insan Allah'ın "ruh" verdiği bir varlıktır ve dünyada yaptığı işlerin hesabını verecektir. Kuşlar (ve diğer hayvanlar) ise bu sorumluluğa sahip değildir. Onlar yalnızca Allah'ın kendilerine ilham ettiği görevleri yerine getirir ve Allah'ın yüce kudretine şahit olmamıza vesile olurlar. Allah bir ayetinde şöyle bildirmiştir:


Çelenk kuyruklu kuş (lyrebird) dünyanın en iyi taklitçi kuşlarındandır. 12 farklı kuş türüne ait sesleri taklit edebilir. Bundan başka, kameranın motorunun pervane sesini, bir şalterin kapanma sesini, araba motorunun veya saat alarmının sesini çıkarabilir. Kendi bölgesinde kullanılan elektrikli testere sesini bile taklit edebilir. Çalı bülbülü ise 70 ayrı tür kuşa ait sesi taklit edebilir.

Görmedin mi ki, göklerde ve yerde olanlar ve dizi dizi uçan kuşlar, gerçekten Allah'ı tesbih etmektedir. Her biri, kendi duasını ve tesbihini şüphesiz bilmiştir. Allah, onların işlediklerini bilendir. (Nur Suresi, 41)


Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur, itaat-kulluk da (din de) sürekli olarak O'nundur. Böyleyken Allah'tan başkasından mı korkup sakınıyorsunuz?
(Nahl Suresi, 52)

 


Prof. Irene Pepperberg'in 1977 yılından beri "hayvan davranışları ve hayvan-insan iletişimi" konusunda yaptığı çalışmalar, kuşların konuşma ve anlama yetenekleri hakkında derinlemesine bilgi vermiştir. Bilim adamları kuşların iletişimindeki kompleksliğin daha yeni yeni anlaşılmaya başlandığına inanmaktadırlar.

Kuşlarda Anlama-Öğrenme Yeteneği

Anlama-öğrenme yeteneği bakımından konuşan kuşlar arasında gri Afrika papağanlarının en iyi oldukları bilinir. Bu papağanlardan sonra özellikle sarı enseler (yellow nape), mavi göğüslüler (blue front) ve çift sarıbaşlar (double yellowheads) gelir. Bir papağan türü olan Macawlar da konuşmayı öğrenebilirler, fakat çoğu zaman yüksek ve kaba bir ses kullanırlar. Konuşmayı öğrenebilen papağanlardan Cockatooların, Macawların aksine hoşa giden bir sesleri vardır. Fakat her ikisi de Afrika gri papağanları ya da Amazonlar kadar kolaylıkla eğitilemezler. Mynah türü kuşlar da özellikle konuşma yetenekleri ile bilinirler. Örneğin mynah türü bir kuş, bir çocuk kendisine yaklaştığında ona "merhaba" diye seslenebilir, eğer çocuktan "merhaba" diye karşılık alırsa, "nasılsın?" diyerek soru sorabilir. Daha da ilginci "ismin nedir?" diyerek konuşmaya devam edebilir. 12


Prof. Irene Pepperberg'in eğittiği "Alex" adlı kuş sadece cümlecikleri üretmek ve kavramakla kalmamakta, aynı zamanda kendisine öğretilen kategori, miktar, renk ve boyut gibi kavramları da anlayabilmektedir. Hayvanlarda gördüğümüz bu yüksek şuur, Allah'ın canlılara olan ilhamıdır.

Papağanların çarpıcı özelliklerinden biri, konuşmaları nesnelerle ya da hareketlerle ilişkilendirebilmeleridir. Örneğin, bir süre her sabah kafesinin üzerindeki örtü kaldırılırken kendisine "günaydın" denen bir papağan, bir sabah örtüsü kalktığında bu kelimeyi kendiliğinden söyleyebilir. Pek çok kuş sahibinden de, telefon çaldığında kuşunun "alo" dediğini, ya da kapı çaldığında "kim o?" dediğini duymuşsunuzdur. Üstelik çoğu kuş bunları kendilerine özel olarak öğretilmediği halde yapabilir. Bunun nedeni söz konusu kuşların, olaylar ve bu olaylar esnasında geçen konuşmalar arasında ilişki kurabilmeleridir.


İnsanlardan, hayvanlardan ve davarlardan da renkleri böyle değişik olanlar vardır. Kulları içinde ise Allah'tan ancak alim olanlar 'içleri titreyerek-korkar.' Şüphesiz Allah, üstün ve güçlü olandır, bağışlayandır. (Fatır Suresi, 28)

Uzunca bir süre papağanların ve diğer konuşan kuşların sadece taklit yaptıkları düşünülürken, yapılan araştırmalarla bu canlıların şaşırtıcı zihinsel yetenekleri olduğu anlaşılmıştır. Hatta bilim adamları kuşların iletişimindeki kompleksliğin daha yeni yeni anlaşılmaya başlandığına inanmaktadırlar. Prof. Irene Pepperberg'in, 1977 yılından beri "hayvan davranışları ve hayvan-insan iletişimi" konusunda yaptığı çalışmalar, kuşların konuşma ve anlama yetenekleri hakkında derinlemesine bilgi vermiştir. Prof. Pepperberg'in en önemli çalışmalarından biri, 3 gri Afrika papağanı ile yürüttüğü çalışmadır. Bu papağanlardan en yaşlısı olan "Alex", belirli kelimeler kullanarak araştırmacıyla iletişim kurabilmekte, kendisine verilen emirleri anlamakta, kendi isteklerini dile getirebilmekte, sayı sayabilmekte, cisimleri, renkleri, şekilleri tanıyabilmektedir.13 Bu kabiliyet bilim adamlarına göre, otomatik olmaktan çok, yüksek bir şuur göstergesi olan öğrenme sonucu gerçekleşmektedir.14 Elbette ki hayvanlarda gördüğümüz bu yüksek şuur, Allah'ın canlılara olan ilhamıdır. Şuursuz atomlardan oluşan, küçücük bir et parçası olan kuşun, kendi kendine böylesine kompleks yetenekler sergilediğini düşünmek kuşkusuz son derece saçmadır. Allah bu canlılarda tecelli ettirdiği yeteneklerle benzersiz yaratma sanatını bizlere göstermektedir.

İlerleyen satırlarda Prof. Irene Pepperberg'in eğittiği "Alex" adlı kuştan örnekler vererek, bir papağanın neler yapabildiğine biraz daha detaylı değineceğiz. Yeteneklerini genelleyecek olursak bu papağan sadece cümlecikleri üretmek ve kavramakla kalmamakta, aynı zamanda kendisine öğretilen kategori, miktar, renk ve boyut gibi kavramları da anlayabilmektedir. Ayrıca bir cismin bir diğerinden farklı olup olmadığını, bir yerde mevcut bulunup bulunmadığını da ayırt edebilmektedir.15

- Alex adındaki bu papağan 40'tan fazla cismin adını öğrenmiştir: kağıt, anahtar, fındık, tahta, buğday, kamyon, kızartma, çamaşır mandalı, tahıl, mantar, ceviz, blok, kutu, duş, muz, makarna, spor salonu, kraker, tırmalama, patlamış mısır, zincir, kivi, omuz, kaya, havuç, çakıl, kupa, turunç, arka, sandalye, tebeşir, su, tırnak, üzüm, ızgara, tedavi etmek, vişne, yün, yeşil fasulye ve elma.

- "Hayır" kelimesini ihtiyacına yönelik yerli yerinde kullanabilmektedir. Ayrıca bir şey istediğinde "buraya gel", "... istiyorum" veya bir yere gitmek istediğinde "...'ya gitmek istiyorum" gibi cümleler kurarak isteklerini sözlü bir şekilde aktarabilmektedir.

- Bu papağan yapılan çalışmalar sonucunda sıfatlarla ilgili cümlecikler de öğrenmiştir. Örneğin 7 rengi -kırmızı, mavi, yeşil, sarı, turuncu, gri ve mor- ayırt edebilmektedir.

- Cisimlerin sayısını ayırt etmek için "iki", "üç", "dört", "beş" ve "altı" rakamlarını -gruplar ne kadar karışık olursa olsun- kullanabilmektedir. 5 farklı şekli 2, 3, 4, 5 veya 6 köşeli olarak isimlendirebilmektedir.


Alex adlı bu eğitimli papağan farklı şekil ve renklerdeki nesnelerden kaç tanesinin yeşil üçgen ya da mavi dörtgen olduğunu söyleyebilmektedir. Bilinç ve akıldan yoksun canlıların öğrenme yeteneği geliştirmeleri, öğrendiklerini hafızalarında saklayıp, yerli yerinde kullanmaları Allah'ın bu canlılara olan ilhamıdır.

- Alex "kategori" konusunda da kavrama yeteneğine sahiptir. Örneğin "yeşil" kavramının "renk" kategorisinde olduğunu kavramıştır. Aynı zamanda belirli bir renkte ve şekilde olan cisim için, "yeşil"in ve "3 köşeli"nin farklı bir kategoriyi temsil ettiğini anlamıştır. "Hangi renk" ya da "hangi şekil" gibi sorulara her iki özellikten birine göre cevap vermektedir. Diğer bir deyişle, bir eşyanın rengi kendisine sorulduğunda, şekli ile ilgili bir cevap vermemekte, eşyanın rengini söylemektedir. Aynı şekilde, eşyanın biçimiyle ilgili sorulan sorulara da doğru cevap vermekte, kendisinden, "kare" cevabı bekleniyorsa, renkle ilgili değil şekille ilgili bir cevap vermektedir. Bu durum, papağanın "soyut kavramlara karşı yetenek" sahibi olduğunu ortaya koymaktadır.

- 100'den fazla nesneyi istemek, reddetmek, kategorilere ayırmak ve saymak üzere nesnelerin sıfatlarını ve isimlerini birleştirebilmektedir. Bu yeteneklerin ölçüldüğü testlerde ise yüzde 80 oranında başarı elde etmektedir.

- Alex adlı papağan bununla birlikte, "aynı", "farklı" gibi soyut kavramlarla ilgili sorulara cevap vermeyi de öğrenmiştir. Örneğin renk, şekil ya da malzeme özelliklerine göre iki cisim gösterildiğinde, bu cisimlerin hangi kategoride benzer veya farklı olduklarını bilmekte, ya da bu yönde ilişkili değillerse soruyu "hiçbiri" olarak cevaplandırabilmektedir.

- Yapılan çalışmalar sonucunda görülmüştür ki Alex, eğitimlerde kullanılmayan isim, renk, şekil ve malzemeler hakkında da doğru cevap verebilmektedir. Örneğin yeşil üçgen bir tahta ve mavi üçgen bir tahta için "aynı olan nedir?" gibi yönlendirilmemiş bir soruya da doğru cevap vermektedir.

- Eğer bir eğitici Alex'in isteklerine yanlış karşılık verirse (örneğin istenmeyen bir madde ile değiştirirse), Alex genellikle "hayır" diyerek ilk isteğini tekrar etmektedir. Ayrıca iki cisimden hangisinin daha büyük ya da küçük olduğu sorulduğunda doğru yanıt verirken, eğer eşit boyutlarda iseler "hayır" diye tepki vermektedir.

- Farklı şekil ve renklerdeki nesne düzeni verildiğinde, kaç tane nesnenin örneğin yeşil üçgen ya da mavi dörtgen olduğunu söyleyebilmektedir. Farklı boyutlardaki şişe kapaklarını sıraya dizebilen Alex, ayrıca sözcükleri karıştırarak "yeşil fıstık istiyorum" ya da "buraya gel" gibi isteklerini basit cümlelerle ifade edebilmektedir.

- Papağanın kavrama kapasitesi ile ilgili yapılan çalışmalardan biri ise şöyledir: Çeşitli şekil, renk ve malzemeden oluşan 100 cisim arasından kendisine "X cismi ne renktir?" gibi bir soru sorulduğunda, Alex %81,3 doğruluk payı ile bu sorulara yanıt verebilmektedir. Verdiği doğru yanıtlar bu papağanın, sorunun tüm parçalarını anladığını ve gösterilen cisimler arasından istenilen bilgiyi sağlayacak şekilde doğru cevabı seçebildiğini göstermektedir.

Yukarıdaki bilgilerden de görüldüğü gibi, papağanlar -gerekli eğitimi aldıkları takdirde- uzun cümleleri ezberleyip bunları doğru yerlerde ve çeşitli sorulara karşılık vermek için kullanabilmektedirler. Ayrıca çeşitli kelimeleri ve melodileri de tanıyabilmektedirler. Günümüzde papağanlar, yunuslar ve balinalar gibi ileri zeka seviyesine sahip canlılar arasında sayılmaktadır. The Augusta Chronicle adlı yayında papağanların zeka ve yeteneklerinden şöyle bahsedilmektedir:

Yapılan yeni araştırmalar papağanların, şempanzeler ve yunuslarda olduğu gibi ancak 5 yaşındaki çocukların başa çıkabileceği karmaşık zihinsel kavramların üstesinden gelebildiğini açıklamaktadır.16

 

BİLİM ADAMLARI KUŞLARDA TECELLİ EDEN AKIL KARŞISINDA ŞAŞKINLIK DUYUYORLAR

Rockefeller Üniversitesinde hayvan davranışları laboratuvarında beyin araştırmacısı olan Carlio Melo şunları söylemiştir:

"Yüzyılın başında 1930'lar ve 40'larda insanlar kuşların beyninin çok basit olduğunu ve hatta ilkel olduklarını düşünüyordu. Bu aslında birçok problem ve ön yargı oluşturuyordu. Bunun bilimde gerçekleştiğini düşünmek komik, ama oluyor... Kuşlar birçok yönden çok zekidir... Bu birçok kuşun, özellikle de seslendirmeyi öğrenen ötücü kuşlar, papağan ve sinek kuşlarının vücut oranlarına göre çok yüksek bir beyne sahip olduğu anlamına gelir... Dolayısıyla bunlar çok çok akıllı hayvanlardır."

*http://www.abc.net.au/worldtoday/s162563.htm

Bu arada üzerinde durulması gereken bir diğer bilgi de, hayvanlar arasındaki iletişimin genel olarak -örneğin bir köpeğin havlaması- öğrenilen bir davranış değil, doğuştan var olan bir özellik olduğudur. Kuş türlerinin birçoğunda da temel ses sinyalleri doğuştan ve otomatik olabilir. Ancak belirli sesleri taklit edebilmek ise ayrı bir konudur ve öğrenme yeteneği gerektirir. Araştırmalar, papağan grubu (papağanlar, ibikli papağanlar, muhabbet kuşları), Corvids (horoz, kuzgun, alakarga) ve Craticidae (Avusturalya saksağanı, currawongs, çekirge kuşu) gibi kuş türlerinde ses becerilerinin birçoğunun öğrenilmiş davranış olduğunu göstermiştir.17

Burada unutulmaması gereken bir gerçek vardır: Söz konusu canlılara ait bahsettiğimiz tüm bu yetenekler kendilerine ait değildir. Bilinç ve akıldan yoksun canlıların öğrenme yeteneği geliştirmeleri, sonra öğrendiklerini hafızalarında saklayıp, yerli yerinde kullanmaları Allah'ın bu canlılara olan ilhamıdır.

Kuşların Şaşırtıcı Hafızaları:

Ses taklidi yapan kuşların bu yetenekleri, işittikleri sesleri kaydetmeleri ve hatırlamaları ile doğru orantılıdır. Berlin'de bulunan Freie Üniversitesinin araştırma grubu, bir kuşun herhangi bir sesi nasıl taklit ettiğini araştırırken cevaplanması gereken noktaları şöyle ifade etmektedir:


İnsan dilinin bir özelliği olan seslendirmeyi öğrenmek hayvanlarda çok nadir rastlanan bir özelliktir. Bu özelliğin çok az sayıda hayvanda olduğu bilinmektedir: 3 grup kuş (papağanlar (psittaciformes), ötücü kuşlar (oscine passeriformes) ve sinek kuşları (trochiliformes)) ve memelilerden de yarasalar, balinalar-yunuslar (cetaceans)... Diğer hayvan türlerinin tamamının yalnız doğuştan gelen sesleri ürettikleri bilinmektedir.

İnsanlarda çok yaygın olan ses taklidi, hayvanlarda oldukça nadir rastlanır. Şimdiye dek bu özellik yalnız birkaç kuş ailesi (örneğin papağanlar ve bir kısım ötücü kuşlar (oscines)) ve bazı memeliler (örneğin deniz memelileri ve yarasalar) için belgelenmiştir. Bu yeteneğin incelenmesi sırasında bireylerin öncelikle, bir dizi işitsel açıdan denenmiş sinyali sesli olarak edinmeleri, sonra ezberlemeleri ve sonunda taklit etmelerine imkan veren hafıza mekanizmalarının özelliklerini araştırıyoruz. Biyolojik modelimiz bilinen bülbüldür (Luscinia megarhynchos). Bu türün erkekleri işitsel olarak öğrenebilmekte ve 200 farklı şarkı çeşidini doğru seslendirebilmektedir. Bu nedenle çalışmamızın esas amacı, bu kuşların kompleks öğrenme işinin üstesinden nasıl geldiklerini ve hafızalarındaki bilgileri hayatlarının devamında etkin biçimde nasıl kullandıklarını... ortaya çıkarmaktır.18

Hatırlama kabiliyeti kuşlarda şaşırtıcı derecede yüksektir. Farklı kıtalardaki yazlık ve kışlık evlerinin tam yerlerini hatırlamakla kalmaz, kışın kullanmak için depoladıkları birçok nesnenin tam yerini ve daha önce nektarını içtikleri özel bitkilerin yerini de hatırlarlar. Aslında bazı kuş türleri uzun vadeli hafızada insanları geçerler. Gelen soğuk ve ağır karlı kış şartlarında yaşayabilmek için, bazı kuş türleri sonbahar sırasında binlerce tohumu farklı yerlere gömerler ve kıştan aylarca sonra hepsinin tam yerlerini hatırlarlar.19

Kuşkusuz bir kuşun "hafıza"ya ve "öğrenme" yeteneğine sahip olması çok büyük bir mucizedir. Aynı zamanda evrimcilerin canlıların evrimleşme süreci hakkındaki iddialarını anlamsız kılmaktadır. Evrim teorisi, kuşların duydukları sesleri nasıl hafızalarında sakladıklarını ve sonra bunları nasıl yerli yerinde kullandıklarını açıklamaktan acizdir. Böyle bir hafızaya nasıl sahip oldukları, evrimci izahlarla açıklanması mümkün olmayan bir olaydır. (Detaylı bilgi için bkz. "Ses Taklidi Yapan Kuşlar Evrim İddialarını Geçersiz Kılmaktadır" bölümü)

Bir kuşun beyninde -küçücük bir et parçasında- öğrendiklerini kaydedeceği bir sistemi kendi kendisine kurması imkansızdır. Böylesine özel bir yapının tesadüf eseri kuşun beyninde oluşması da mümkün değildir. Kuşların hafızalarında ses ve bilgileri kaydedebilmeleri, Allah'ın bu canlılara verdiği pek çok yetenekten sadece biridir.

Konuşan Kuşlar Üzerinde Yapılan Deneyler

Harvard Üniversitesinden Prof. Irene Pepperberg, gri Afrika papağanı (psittacus erithacus) üzerinde yaptığı çalışmalarla, Allah'ın konuşan kuşlara verdiği olağanüstü yeteneklerin bir kısmını açığa çıkarmıştır.


Onlar, üstlerinde dizi dizi kanat açıp kapayarak uçan kuşları görmüyorlar mı? Onları Rahman (olan Allah')tan başkası (boşlukta) tutmuyor. Şüphesiz O, herşeyi hakkıyla görendir. (Mülk Suresi, 19)

Irene Pepperberg ve arkadaşları bu çalışmalar sırasında Alex'e, anlamsız kelime ya da cümleleri tekrar tekrar yinelemek yerine, basit ama anlamlı konuşmalar yaptılar. Örneğin bir kişi "anahtar nerede?" diye soruyor ve diğeri de anahtarı kaldırarak "anahtar burada" diyordu. Birinci kişi, "anahtarın rengi ne?" diye sorduğunda diğer kişi rengini söylüyordu. Aynı çalışmayı farklı kategorilerde, şekil ve içerik açısından da tekrar ettiler. Bu çalışmaların ardından Alex kelimeleri yerli yerinde kullandığında istediği nesne ona veriliyor ve ona iyi bir kuş olduğu söyleniyordu. Bu eğitimle Alex, daha önce de belirttiğimiz gibi, 100 nesnenin isim, şekil, renk ve yapısı hakkındaki sorulara doğru cevap vermeyi öğrendi.20 Alex, deney yapan kişilerin kendisine ne dediğini anlıyor ve onlarla anlamlı bir şekilde konuşuyordu. Bunu, konuşan iki kişiyi gözlemleyerek başarmıştı. Çoğu zaman yanı başında sistemli olarak birbirlerine soru soran iki kişiyi dinledi. Bir süre sonra, "beni kaşıyın", "patlamış mısır istiyorum" gibi isteklerini dile getirmeye başladı. Eğer istediği yemekten farklı bir şey verilirse bunu reddediyor ve isteğini yineliyordu. Belirli yerlere götürülmeyi istiyordu. Örneğin, "beni iskemleye götürün" diyor, eğer yanlış yere götürülürse götüren kişinin kolundan inmiyor ve isteğini tekrar ediyordu.

Bir başka deneyde ise Alex'e, bir tepsi içinde 7 madde -örneğin mor anahtarlık, sarı odun, yeşil deri, mavi kağıt, turuncu mandal, gri kutu, kırmızı kamyon- gösterilip hangisi gri diye sorulduğunda, Alex yedi nesneye de dikkatlice bakıp "kutu" diye cevap veriyordu. Sonra tepsiye kırmızı üçgen kağıt ve mavi üçgen tahta konarak hangisi aynı diye sorulduğunda "şekil" diye cevap veriyordu.21


Allah'ın dilemesi ile bu hayvanlar, kendi beyin kapasitelerinden beklenmeyecek ölçüde üstün bir yetenek göstermekte ve insanları hayrete düşürecek davranışlar sergilemektedirler.

Papağanların ve diğer konuşan kuşların yetenekleri üzerine yapılan araştırma ve deneyler, Alex ile sınırlı değildir. Oldukça şaşırtıcı örneklerden biri de, Mavi Kuş adındaki küçük bir papağandır. Bu kuş, çalışmalara başlandıktan sonra birkaç hafta içinde kelimelerle anlamlı bir şekilde konuşmaya başlamıştır. Mavi Kuş, istediği şeyleri anlaşılır şekilde sorabilmeyi öğrenmişti. Kafesinin ya da başka herhangi bir kapının açılmasını istediğinde "kapıyı açın", birinin yediği şeyi yemek istediğinde "biraz alabilir miyim?", duş almak için musluğun açılmasını istediğinde "duş al" gibi ifadeler kullanabiliyordu.22

Mavi Kuş'a kelimeler direkt olarak ya da şekillerle öğretilmemişti. Bunun yerine eğiticisi Sheryl C. Wilson, kuşa sanki anlıyormuş gibi kelimeleri yavaşça ve yerli yerinde söylemekteydi -örneğin kafesinin kapısını açtığında "kapıyı aç" demek gibi. Bu metodla kuş, kısa bir sürede şu kelimeleri söylenmesi gereken yerlerde söylemeye başladı:

"Nasılsın?", ?"Ne yapıyorsun?", "Nereye gidiyorsun", "Merhaba", "Günaydın", "İyi geceler" ve "Uykucu küçük kuş". Ayrıca sahibinin "Aşağı in", "Lütfen kafesine git", "Hayır" gibi isteklerini anlıyor ve onlara uyuyordu. Ve sahibi onu ne zaman çağırsa, ona doğru uçuyordu.23


Göğün boşluğunda boyun eğdirilmiş (musahhar kılınmış) kuşları görmüyorlar mı? Onları (böyle boşlukta) Allah'tan başkası tutmuyor... (Nahl Suresi, 79)

Tüm bu bilgiler, bir kısım kuşların da insanlar gibi genel ya da soyut kavramlar kullanabildiğini, geçmiş bilgileri hafızalarında saklayıp hatırlayabildiklerini ortaya koymaktadır. İnsanların kullandıkları sesleri taklit etmeye anatomik yapıları müsait olan papağanlar gibi, diğer bazı kuşlar da insanlarla anlamlı şekilde konuşabilmektedirler. Kuşkusuz bunlar, Allah'ın yaratmasındaki ilim ve aklın birer göstergesi olarak bizi düşünmeye sevk etmektedir. Kuşları konuşma, taklit etme gibi çeşitli kabiliyetlerle yaratan Allah'tır. Allah'ın dilemesi ile bu hayvanlar, kendi beyin kapasitelerinden beklenmeyecek ölçüde üstün bir yetenek göstermekte ve insanları hayrete düşürecek davranışlar sergilemektedirler. Doğada bulunan bu ve benzeri daha binlerce örnek, insanların Allah'ın gücünü ve kudretini bir kez daha görmelerine aracı olmakta; Allah'ı gereği gibi tanımayan pek çok insanın yaratılış gerçeğini düşünmesini sağlarken, iman edenlerin imanlarının daha da güçlenmesine vesile olmaktadır.

PAPAĞAN VE MUHABBET KUŞLARININ KONUŞMALARINDAN ÖRNEKLER...


YARAMAZ, YARAMAZ ÇOCUK!

SENİN ADIN NE? BILL, BILL GATTER.
BEN ŞIK BİR PAPAĞANIM. EVET.

HADİ, KONUŞ BENİMLE!

SENİ GÖREBİLİYORUM. BOO!

O NEDİR? BİR FİNCAN ÇAY. O NEDİR?

... BİR KÖPEK NE DER? HAV HAV. BİR KÖPEK NE DER? MİYAV.

Yukarıdaki kareler Nature yayınlarının "Parrots: Look Who's Talking" (Papağanlar: Bakın Kim Konuşuyor) adlı belgeselinden alınmıştır. Burada yer verdiğimiz ifadeler papağanların ve muhabbet kuşlarının öğrenebildikleri cümlelerden sadece birkaçıdır.

Allah, gökte ve yerde bulunan sayısız yaratılış delili üzerinde düşünmemizi emretmiştir. Ancak unutulmamalıdır ki, yalnızca vicdanının sesini dinleyen insanlar bu açık delilleri görebilecek ve Allah'ın izniyle bunların anlamını kavrayabileceklerdir:

Üzerlerindeki göğe bakmıyorlar mı? Biz, onu nasıl bina ettik ve onu nasıl süsledik? Onun hiçbir çatlağı yok. Yeri de (nasıl) döşeyip-yaydık? Onda sarsılmaz dağlar bıraktık ve onda 'göz alıcı ve iç açıcı' her çiftten (nice bitkiler) bitirdik. (Bunlar,) 'İçten Allah'a yönelen' her kul için 'hikmetle bakan bir iç göz' ve bir zikirdir. (Kaf Suresi, 6-8)

Kuşlardaki İletişim ve Sinyalleşme

Kuşlar bakış, ağız hareketi, belirli tüylerin kaldırılması, boynu uzatma, çömelme, sıçrama, kanat çırpma gibi hareketlerle anlamlı bir iletişim gerçekleştirirler. Her kuş türü kendi vücut lisanına sahip olmasına rağmen, birçok tür belirli hareketleri aynı şekilde yorumlar. Örneğin çeşitli türler gagayı yukarı doğru kaldırmayı "uçacağım"; göğsü aşağı doğru hareket ettirmeyi "dikkatli ol" ya da "tehlike" olarak yorumlar. Bazı türler de, kuyruk tüylerini kaldırmayı "seni tehdit ediyorum"; tepelerindeki parlak renkleri göstermeyi genellikle "saldırmaya hazırım" diye algılarlar. Kuşlar, bakışlarındaki değişim ile hem hoşlanmama, küskünlük gibi negatif hisleri hem de zevk, neşe ve merak gibi olumlu hisleri bildirirler. 24


Kendinden (bir nimet olarak) göklerde ve yerde olanların tümüne sizin için boyun eğdirdi. Şüphesiz bunda, düşünebilen bir kavim için gerçekten ayetler vardır. (Casiye Suresi, 13)

Kuşlar yüz ifadelerini kullanarak çevrelerine çeşitli mesajlar verirler. Yüz ifadesi çene ya da gaganın hareketleriyle veya kafanın üzerindeki tüylerin şekliyle sağlanır. Bazı türlerde gözün üstündeki tüyler de diğer tüylerden bağımsız olarak hareket ederler. Ayrıca birçok kuş türü, gagalarını açarak gösteri yapar; örneğin esmer kurbağa-ağız (frogmouth) kuşu gagasını açarak parlak yeşil renkteki geniş ağız boşluğunu gösterir. Bu, kuşun büyüklüğünü vurgular ve olduğundan daha korkutucu gözükmesini sağlar. Diğer bazı kuş türleri de tehdit unsuru olarak gagalarını açarlar, bunu yaparken genellikle ses çıkarmazlar, fakat bazen bu gösteriyi şiddetli nefes sesleri ile zenginleştirirler.25


Yukarıdaki resimlerde, ötücü kuşlardan olan kanaryanın işitme ve şarkı söyleme sırasında beyninde aktif olan bölgeler gösterilmektedir.

Görüldüğü gibi kuşlar çığlıklar, şarkılar ve vücut lisanı -gözlerde, ibikte, gagada, tüylerde, kanatlardaki değişim- sayesinde iletişim kurarlar. Kuşlar, sürülerindeki diğer üyelerle, komşuları veya aile bireyleri ile iletişim kurmak için de çok çeşitli sesler çıkarırlar. Bu sesler, kısa basit çağrılardan şaşılacak derecede uzun ve kompleks şarkılara kadar değişiklik gösterir. Bazen kuşlar çeşitli araçlar (ağaçkakanlar) ya da özel tüyler (Amerikan ağaçkakanı) kullanarak sesler üretirler.

Dolayısıyla kuşlarda iletişim dediğimiz zaman bu ifade, belirli bir türün bireyleri arasındaki görme, duyma ve kokuya dayalı iletişimlerini de kapsamaktadır. Koku sistemi zayıf olan kuşlar, temel olarak ses ve görme ile iletişim kurarlar. Görüş koşulları zayıf olduğunda, örneğin gece ya da sık yapraklarla kaplı bölgelerde ses kullanmak avantajlıdır. Uzak mesafeler için ise sesli mesajlar en ideal haberleşme yöntemidir. Eğer koşullar uygunsa, kuşların şarkıları birkaç kilometrelik mesafeden duyulabilir.

Şarkıların yanı sıra gri Afrika papağanı Alex örneğinde gördüğümüz gibi, kuşların, insanlarla paylaştığı kavrama ve iletişim becerileri de vardır. Bazı durumlarda anaokul çağındaki çocuklar ile eşdeğer yetenekler sergiler, sosyal etkileşim yoluyla bazı söz dizilimlerini ve insan iletişimine ait unsurları öğrenirler. Bu papağanlar yalnız kaldıklarında ses oyunları yaparlar ve insanların bulundukları ortamlarda mevcut konuşma dizilimlerinden yenilerini üretmek için sesleri birleştirirler. Bu yetenekleri, bu canlılara veren, yerde ve gökteki herşeyi yaratan ve onları birbirinden üstün özelliklerle donatan Allah'tır. Dolayısıyla çevremizde gördüğümüz üstünlüklere ve güzelliklere olan övgülerimiz, övgüye layık olan Allah'a aittir.

Kuşların Çağrı Dili ve Şarkıları

Kuşlar, çıkarttıkları son derece güçlü ve yüksek frekanslı seslerle birbirlerine çağrıda bulunurlar. Yalnızca birkaç kuş türünün sesleri yoktur: Pelikanlar, leylekler ve bazı akbabalar. Kuşların kendi aralarında kullandıkları akustik yapıdaki sesler, bir çağrı dili oluşturur. Kuşların şarkıları ise, bundan daha uzun sayılabilecek, çoğu zaman melodiler içeren bir dizi notadan oluşur. Şarkılar genellikle kuşların kendi aralarında kur yapmalarıyla ilişkilidir.

Çağrılar, şarkılardan daha basittir ve her iki cins tarafından da kullanılır. Kuşların şarkıları çoğunlukla ilkbaharda duyulurken, çığlıkları ise yıl boyunca duyulur. Kuş çığlıkları büyük bir enerji harcanmadan basit bir mesajla çabuk iletişimi sağlar.26 Bu çağrıların başlıca işlevleri şöyle sıralanabilir:

  • Bir kuşun "tür"ünü tanımlamak - Bir kuşun yerini belirlemek
  • Bölge tespit edip burayı korumak
  • Besin kaynağı olduğunu bildirmek
  • Yavrulara ebeveynlerini tanıtmak
  • Sürüyü birarada tutmak
  • Düşmanın varlığı hakkında uyarmak
  • Düşmanları korkutmak
  • Cinsiyeti açıklamak
  • Kur yapmak
  • Yuvayla ilgili görevlerde -besleme ya da kuluçka gibi- sorumluluk değişimi yapmak
  • Pratik yaparak şarkıyı mükemmelleştirmek

Kuşların şarkıları çoğu zaman gelişigüzel çıkarılan sesler değildir. Kuşların söylediği şarkılar belli bir anlam taşıyan, bir amaca yönelik söylenen melodilerdir ve olağanüstü çeşitliliğe sahiptir. Şarkılar, kuşların çağrı ve sinyal kullanarak seslenmelerinden çok daha kompleks bir olaydır. Genellikle erkekler tarafından gösteri yapmak, bölgeyi savunmak veya kur yapmak için kullanılır. Şarkıların sosyal bir fonksiyonu olduğu da düşünülmektedir. Çiftler yuva inşa ederlerken de şarkı yoluyla iletişim kurarlar. Ayrıca kafes kuşları üzerinde yapılan deneyler, ayrı kafeslerde bulunan kuşların şarkı söylemeyi öğrenmesini kolaylaştırdığını göstermiştir.27

 

Sinek kuşlarının şarkıları ve bunları nasıl öğrendikleri araştırmacıları hayrete düşürmüştür. Her şarkı bireyin kendine özeldir. Sinek kuşları, doğuştan gelen bir özellik olarak değil, anne babalarından öğrenerek şarkı söylerler. (http://www.abc.net.au/worldtoday/s162563.htm)

Ötücü kuşlarda dişiler ve erkekler farklı beyin yapılarına sahiptir, özellikle de ses üretiminin söz konusu olduğu alanlarda. Birçok ötücü kuş arasında erkekler şarkı söylerken dişiler şarkı söylemezler. Kuş türlerinde erkekler eşlerini çağırmak ya da bir ağaç, direk veya kabloyu yerleşim alanı olarak belirlemek için bir "şarkı noktası" kullanırlar. Her kuş türü kendine ait karakteristik bir şarkı söyler, fakat bu şarkılar yaş, cinsiyet, coğrafi konum ve yılın belirli zamanlarına göre değişiklik gösterir. Örneğin çayırlarda yaşayan kuş türleri "uçuş şarkıları" kullanır. Yağmur ormanları gibi yoğun bitkilerin ya da kalın sazlık yataklarının olduğu bölgelerde yaşayan kuşlar ise, yüksek sese sahiptir, çünkü bitkiler görüntüyü kestiği kadar sesi de emerler. Bu yüzden kuşlar genellikle, yaşadıkları ortamın yapısına uygun olan şarkıları kullanırlar.


Uyarı seslenişinin yapıldığı yer kolay belirlenemez. Bir kaynağı duymak ve yerini belirlemek genellikle iki kulakla başarılır. Kuşlar da kulakları sayesinde, yoğunluk ve zaman farkı gibi mesajın önemli unsurlarını değerlendirir ve karşılaştırırlar. Böylece mesajın şifresini çözer ve gönderenin yerini belirlerler. Ses dalgasının bir kulağa ve sonra diğer kulağa ulaşması arasındaki zaman farkı, düşük frekanslarda daha etkili bir netice verir. Frekans yükseldikçe sesin dalga boyu düşer, dinleyicinin başının büyüklüğüne göre dalga boyları arasındaki farkı anlamak güçleşir. Bu yüzden de sesin kaynağının yerini belirlemek zorlaşır. Öte yandan dinleyicinin kulak aralığının mesafesine bağlı olarak, her bir kulağa sesin ulaşması arasındaki zaman farkını kullanarak, sesin kaynağını tespit etmenin imkansız olduğu bir ses frekansı da vardır. Eğer bir kuş bu frekansı, alarm olarak kullanmışsa kendisini de doğal olarak düşmanından korumuş olur. (Lesley J. Rogers & Gisela Kaplan, Songs, Roars and Rituals, Communication In Birds, Mammals and Other Animals, USA, 2000, ss. 93-94) Bu üstün yetenek Allah'ın kuşlarda tecelli ettirdiği yaratılış harikalarından biridir.

 


Gökleri ve yeri yaratan, onların bir benzerini yaratmaya kadir değil mi? Elbette (öyledir); O, Yaratandır, bilendir. Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca : "Ol" demesidir; o da hemen oluverir. (Yasin Suresi, 81-82)

Görüldüğü gibi kuşlar bulundukları mekana ve amaçlarına en uygun olan yöntemi kullanmaktadırlar. Her kuşun hangi ortamda hangi şarkıyı söyleyeceğini bilmesi, söyleyeceği şarkının anlam ve amaç taşıması bir kuşun kendisinin hesaplayabileceği bir durum değildir. Akıl ve muhakemeden yoksun canlıların, böylesine akıl ve öngörü alameti taşıyan davranışlar sergilemeleri Allah'ın canlılara ilhamıdır. Allah her canlıyı ihtiyacı olan özelliklerle yaratmakta ve onlara akılcı davranışlar ilham etmektedir.

12- http://www.alexfoundation.org/research/articles/birdsusa.html; Irene M. Pepperberg, Ph.D., Robyn J. Bright, Birds, USA, 1990 Annual.
13- http://www.alexfoundation.org.
14- Lesley J. Rogers & Gisela Kaplan, Songs, Roars and Rituals, Communication In Birds, Mammals and Other Animals, USA, 2000, s. 72.
15- Irene Maxine Pepperberg, The Alex Studies, Harvard University Press, England, 1999; http://www.alexfoundation.org/research/articles/harvard/harvard.html.
16- "Parrots may be smart as chimps and dolphins", The Augusta Chronicle; http:// www.augustachronicle.com/stories/110897/tech_parrots.html.
17- Lesley J. Rogers & Gisela Kaplan, Songs, Roars and Rituals, Communication In Birds, Mammals and Other Animals, USA, 2000, s. 71.
18- http://luscinia.biologie.fu-berlin.de/research/maintop/memory_eng.html.
19- Theodore Xenophon Barber, Phd., The Human Nature of Birds, USA, 1993, s.10.
20- Lesley J. Rogers & Gisela Kaplan, Songs, Roars and Rituals, Communication In Birds, Mammals and Other Animals, USA, 2000.
21- Theodore Xenophon Barber, Phd., The Human Nature of Birds, USA, 1993, s. 4.
22- Theodore Xenophon Barber, Phd., The Human Nature of Birds, USA, 1993, ss. 79-80.
23- Theodore Xenophon Barber, Phd., The Human Nature of Birds, USA, 1993, s. 80.
24- Theodore Xenophon Barber, Phd., The Human Nature of Birds, USA, 1993, s. 34.
25- Lesley J. Rogers & Gisela Kaplan, Songs, Roars and Rituals, Communication In Birds, Mammals and Other Animals, USA, 2000, ss. 78-79.
26- http://whalonlab.msu.edu/Student_Webpages/Bird_song/page.
27- http://whalonlab.msu.edu/Student_Webpages/Bird_song/page.

GERİ

ANA SAYFA

-----
Yazar Hakkında
- Diğer Siteler - Email - Üye Ol
-----
Bu sitedeki tüm yazılar Harun Yahya(Adnan Oktar)'nın eserlerinden alınmıştır.
www.harunyahya.org